hayatta en uyuz olduğum şey insanların arkamdan iş çevirmesi, nefret ediyorum.
bu kim olursa olsun değişmiyor, arkadaşım, ailem yada patronum...
nitekim patronum tam şu günlerde arkamdan işler çeviriyor. yoruldum.
insanlara dert anlatmaktan, izahat vermekten, yaranamamaktan yoruldum.
yaranmak değil derdim ama anlatamıyorum, kimseye hiç bir şey anlatamıyor izah edemiyorum. durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. gerçekten yoruldum. istemediğim bir yere gönderildim. nereye çekerlerse oraya gittim hata ettim, güvendim yerime gelenlere öğretebileceğimin en iyisini verdim. ama olmuyor artık. artık olay içinden çıkılmaz haller almaya başladı.
vazgeçiyorum. ama gitmeden son söyleyeceğim sözlerim var.
bütün duydukları şeyleri yüzüme vurmuyorlarda arkamdan kırk tane laf çeviriyorlar bunu anlamıyorum. duyduğun yada gördüğün ne ise söyle bende sana cevabımı vereyim beğen yada beğenme umrumda değil ama bana savunma şansı vermeden yıllardır verdiğim emeğin üstünü bir çırpıda çizme beni yok sayma benim sana duyduğum kadar saygı duy
sıkıldım kaçmak istiyorum. kabuğuma çekilmek doğruyu bulana kadar kapanmak istiyorum.....
13 Ocak 2012 Cuma
dün hani tank hastanede diye yazmıştımya, akşam konumumuz gereği ziyeretine gittik.
allah var valla hanımı için gittim. kendisini ne kadar sevmesemde hanımını bir o kadar severim. hala yoğun bakımda olmasını fırsat bilip akşam gittim biraz sohbet ettik hoş-beş çıktım geldim eve.
sonra sohbet esnasında konuşulanlar geldi aklıma, hanımı çocuklarına normalde babanızı aramaz sormazsınız adam bu hale gelince hepiniz babacı oldunuz dedi.
o an farkettim ki babamdan ne kadar nefret etsemde onu kaybetmek içimi burkacak, ama genede içimdekini saklayamam belki onun olmaması benim hayatımı iyi yada kötü etkilecek ama sonuçta bu benim hayatım olacak, kararlarını kendim verdiğim hayatım....
son zamanlarda zaten iyice zıvanadan çıktı evden çıkmıyor, sürekli yatıyor, hareket sıfır anlayacağınız ve bu hem onun psikilojisini etkiliyor hem bizim. sorumsuz acayip bir adam oldu. ne yaptığına dikkat etmiyor, hem bize hem kendisine saygısızlıkları ise cabası. sürekli peşinden koşmak arkasını toplamak zorundasınız ne üstüne bakar ne başına, ne ter koktuğunu farkeder, ne bir tarafının battığını yada bir tarafı batırdığını nasıl olsa temizliyorlar deyip çekip gidiyor ama sonunda bir gün tak edicem artık iyice ayyuka çıkmaya başladı. biz neyse ama biri gelecek rezil olacağız diye ödüm patlıyor hele birde yeni insanlar ile karşılaştığın bir ortam olunca ister istemez geriliyorsun.allah sonumuzu hayır etsin artık ne diyim.
allah var valla hanımı için gittim. kendisini ne kadar sevmesemde hanımını bir o kadar severim. hala yoğun bakımda olmasını fırsat bilip akşam gittim biraz sohbet ettik hoş-beş çıktım geldim eve.
sonra sohbet esnasında konuşulanlar geldi aklıma, hanımı çocuklarına normalde babanızı aramaz sormazsınız adam bu hale gelince hepiniz babacı oldunuz dedi.
o an farkettim ki babamdan ne kadar nefret etsemde onu kaybetmek içimi burkacak, ama genede içimdekini saklayamam belki onun olmaması benim hayatımı iyi yada kötü etkilecek ama sonuçta bu benim hayatım olacak, kararlarını kendim verdiğim hayatım....
son zamanlarda zaten iyice zıvanadan çıktı evden çıkmıyor, sürekli yatıyor, hareket sıfır anlayacağınız ve bu hem onun psikilojisini etkiliyor hem bizim. sorumsuz acayip bir adam oldu. ne yaptığına dikkat etmiyor, hem bize hem kendisine saygısızlıkları ise cabası. sürekli peşinden koşmak arkasını toplamak zorundasınız ne üstüne bakar ne başına, ne ter koktuğunu farkeder, ne bir tarafının battığını yada bir tarafı batırdığını nasıl olsa temizliyorlar deyip çekip gidiyor ama sonunda bir gün tak edicem artık iyice ayyuka çıkmaya başladı. biz neyse ama biri gelecek rezil olacağız diye ödüm patlıyor hele birde yeni insanlar ile karşılaştığın bir ortam olunca ister istemez geriliyorsun.allah sonumuzu hayır etsin artık ne diyim.
12 Ocak 2012 Perşembe
utanıyorum ama elimde değil....
daha önce yazdığım gibi iki ortaklı bir şirkette 15 yıldır çalışıyorum. ortakların biri genelde zararsız, dediğim dedik olmasına rağmen işini düzgün yaparsan sesi soluğu çıkmayan biridir. ama sinirlendimi gerçi çok nadir olur ama yanından kaçın ve gözünü görükmeyin diye uyarırım bir çok kişiyi onunla ilgili.
diğeri aklına ilk geldiğini söyleyen, kızıp bağrındımı karşısındaki kırdığını düşünmeden iki dakka sonra bir şey yokmuş gibi davranan, sürekli sinir stres sahibi olan, evinde karısı ile kavga bile etse bunu bizden çıkaran, geçimsiz, laf anlamaz, insanı küçümseyen daha bir sürü itici huyu olan biridir.
biz kendisine kısa boyundan ve vücut yapısında kod ad olarak tank deriz. tank bu gün yok. hastaneden anjiyo oluyor. sürpriz oldu sabah geldi haberi, üzüldümmü valla ailesi için evet ama kendisi için hayır.....
utanılacak bir şey biliyorum ama bizi o kadar stres ve sıkıntıya sokuyor ki tarifi imkansız yaşadıklarımın, benki kendisi ile en az görüşenim çünkü 60 kilometre uzağım ona ama her akşam ona hesap vermekten, her cumartesi buraya gelip beni denetlemesinden nefret ediyorum. çünkü beni strese sokuyor ve bütün dengemi bozuyor. sayesinde iki kere stresten cilt hastalığı geçirdim. oda yetmedi kilo almam ile paralel kadınsal hastalıklarım ara ara geri geliyor. bana böyle şeyler yaşatan bir adamı sevebilirmiyim. evet belki biraz seviyorum ama yakınımda olmaması daha keyifli.
bu gün bütün firmanın çalışanları o yok diye keyifli tamam kabul ediyorum kötü bir düşünce, içimde bununda burukluğu var ama ne yapayım. güzel bir gün...
allah günahlarımızı bağışlasın....
diğeri aklına ilk geldiğini söyleyen, kızıp bağrındımı karşısındaki kırdığını düşünmeden iki dakka sonra bir şey yokmuş gibi davranan, sürekli sinir stres sahibi olan, evinde karısı ile kavga bile etse bunu bizden çıkaran, geçimsiz, laf anlamaz, insanı küçümseyen daha bir sürü itici huyu olan biridir.
biz kendisine kısa boyundan ve vücut yapısında kod ad olarak tank deriz. tank bu gün yok. hastaneden anjiyo oluyor. sürpriz oldu sabah geldi haberi, üzüldümmü valla ailesi için evet ama kendisi için hayır.....
utanılacak bir şey biliyorum ama bizi o kadar stres ve sıkıntıya sokuyor ki tarifi imkansız yaşadıklarımın, benki kendisi ile en az görüşenim çünkü 60 kilometre uzağım ona ama her akşam ona hesap vermekten, her cumartesi buraya gelip beni denetlemesinden nefret ediyorum. çünkü beni strese sokuyor ve bütün dengemi bozuyor. sayesinde iki kere stresten cilt hastalığı geçirdim. oda yetmedi kilo almam ile paralel kadınsal hastalıklarım ara ara geri geliyor. bana böyle şeyler yaşatan bir adamı sevebilirmiyim. evet belki biraz seviyorum ama yakınımda olmaması daha keyifli.
bu gün bütün firmanın çalışanları o yok diye keyifli tamam kabul ediyorum kötü bir düşünce, içimde bununda burukluğu var ama ne yapayım. güzel bir gün...
allah günahlarımızı bağışlasın....
9 Ocak 2012 Pazartesi
komik bir itiraf
bu gece arabayla eve gelirken radyoda konuşulanlara gülüyordum, aklıma geçmişteki komik bir korkum geldi.
çocukluktan bu yana dişlerim konusunda hep sıkıntılıydım. ee tabi o kadar çok abur cubur yersen böyle olur.. daha 10 yaşına gelmeden nerede ise dişlerimin yarısı çekildi. zamanla evet yaş küçük olunca tekrar çıktılar ama biraz daha büyüyünce ve ben abur cubur işini gene abartınca dişlerim tekrar çürümeye başladı.
o zamanlar öyle özel dişçilerde diş yaptırmaya verecek param yoktu. daha doğrusu daha acil ihtiyaçların yanında bu hep arka sıralara itilirdi. önce tek dişimi yaptırdım, sonra 4 dişlik bir ön grup yapıldı. buda beni kesmedi, nerdeyse bütün dişlerimi yeniledim ağzımda kendime ait 11 dişim, 1 boş yerim var ve gerisi tamamen sıfırdan yeniden yapıldı.
mevzuu aynen şu dişlerim yapılmadan önce gerçekten çok kötü durumdaydı. benim dişlerim özellikle ön dişlerim iki dişin arasında çürür kocaman bir oyuk olurdu yada azı dişlerimin içi çürürdü. az sıkıntılı diş operasyonları geçirmedim, az intihaplarla uğraşmadım. hatta bir seferinde o kadar şişti ve ağrıdı ki bir gece yedi ağrı kesici içip ertesi günü akşama kadar uyuyarak geçirdim. neyse gene dağıldı konu...
dişlerimi yaptırmadan ağzımı bile açamazdım, gülerken çekinirdim biri görecek diye ağzı kapalı gülerdim anlayacağınız. ama asıl problem oda değildi. şimdi gülme zamanı geldi. sanki o dönemlerde erkek arkadaşım varmışta beni öperse ne yaparım diye düşünürdüm. dişlerim olmadan nasıl olacak diye içlenirdim.
tabii ortada ne erkek arkadaş, ne öpücük vardı. ama genede bu durum beni baya bir endişendirmişti. sanırım herşeyi geriye itip dişlerimi ön palana almamın en büyük nedenide buydu. ama o gün bu gündür daha beni öpecek biri ile karşılaşmadığımdan, sağlık ve güzellik açısından işimi yarasada öpücük konusunda bir gelişme olmasını sağlamadı....
bu arada bu yazıyı yazarken hep diş yerine düş yazmışım okurken tek tek düzeltmek zorunda kaldım.
çocukluktan bu yana dişlerim konusunda hep sıkıntılıydım. ee tabi o kadar çok abur cubur yersen böyle olur.. daha 10 yaşına gelmeden nerede ise dişlerimin yarısı çekildi. zamanla evet yaş küçük olunca tekrar çıktılar ama biraz daha büyüyünce ve ben abur cubur işini gene abartınca dişlerim tekrar çürümeye başladı.
o zamanlar öyle özel dişçilerde diş yaptırmaya verecek param yoktu. daha doğrusu daha acil ihtiyaçların yanında bu hep arka sıralara itilirdi. önce tek dişimi yaptırdım, sonra 4 dişlik bir ön grup yapıldı. buda beni kesmedi, nerdeyse bütün dişlerimi yeniledim ağzımda kendime ait 11 dişim, 1 boş yerim var ve gerisi tamamen sıfırdan yeniden yapıldı.
mevzuu aynen şu dişlerim yapılmadan önce gerçekten çok kötü durumdaydı. benim dişlerim özellikle ön dişlerim iki dişin arasında çürür kocaman bir oyuk olurdu yada azı dişlerimin içi çürürdü. az sıkıntılı diş operasyonları geçirmedim, az intihaplarla uğraşmadım. hatta bir seferinde o kadar şişti ve ağrıdı ki bir gece yedi ağrı kesici içip ertesi günü akşama kadar uyuyarak geçirdim. neyse gene dağıldı konu...
dişlerimi yaptırmadan ağzımı bile açamazdım, gülerken çekinirdim biri görecek diye ağzı kapalı gülerdim anlayacağınız. ama asıl problem oda değildi. şimdi gülme zamanı geldi. sanki o dönemlerde erkek arkadaşım varmışta beni öperse ne yaparım diye düşünürdüm. dişlerim olmadan nasıl olacak diye içlenirdim.
tabii ortada ne erkek arkadaş, ne öpücük vardı. ama genede bu durum beni baya bir endişendirmişti. sanırım herşeyi geriye itip dişlerimi ön palana almamın en büyük nedenide buydu. ama o gün bu gündür daha beni öpecek biri ile karşılaşmadığımdan, sağlık ve güzellik açısından işimi yarasada öpücük konusunda bir gelişme olmasını sağlamadı....
bu arada bu yazıyı yazarken hep diş yerine düş yazmışım okurken tek tek düzeltmek zorunda kaldım.
8 Ocak 2012 Pazar
bu pazar için fotoğrafçılık kursuna kayıt yaptırmak gibi bir planım vardı fakat şubat ayına ertelendi kontenjan durumundan neyse....
bizde günü boşa geçirmeyelim diye eminönüne gittik ve fotoğraf malzemeleri satan yerleri dolaştık. fotoğraf bir çok ortam için tripotsuz çekim olanağı verse bile tripot vazgeçilmez bir aksesuar olduğundan epey bir paraya kıyıp bir tripot aldım. annemin ne kadar para verdiğimden haberi olsa beni öldürür ama neyse...
ayrıca bir kaç koruyucu lens, yağmur için kılıf, yedek batarya ve gölgelik aldık.
fotoğrafta çektik ama amatör işi oldu kusura bakmasın kimse hava hem çok kötü hem çok soğuktu. bir yandan üşüyerek bir yandan da ışığı ayarlamaya uğraşarak baya bir zaman geçirdik. fazla bir çekim yapamadık. neyse çektikçe deneyimlerimiz artacak ve ilerleyeceğiz.
ama şimdilik daha iyi hava koşullarını beklemek mantıklı oldu. canım illede yağmur çekecem diyorsan nisan yamurlarını bekle hava en azından sıcak olsun....
bizde günü boşa geçirmeyelim diye eminönüne gittik ve fotoğraf malzemeleri satan yerleri dolaştık. fotoğraf bir çok ortam için tripotsuz çekim olanağı verse bile tripot vazgeçilmez bir aksesuar olduğundan epey bir paraya kıyıp bir tripot aldım. annemin ne kadar para verdiğimden haberi olsa beni öldürür ama neyse...
ayrıca bir kaç koruyucu lens, yağmur için kılıf, yedek batarya ve gölgelik aldık.
fotoğrafta çektik ama amatör işi oldu kusura bakmasın kimse hava hem çok kötü hem çok soğuktu. bir yandan üşüyerek bir yandan da ışığı ayarlamaya uğraşarak baya bir zaman geçirdik. fazla bir çekim yapamadık. neyse çektikçe deneyimlerimiz artacak ve ilerleyeceğiz.
ama şimdilik daha iyi hava koşullarını beklemek mantıklı oldu. canım illede yağmur çekecem diyorsan nisan yamurlarını bekle hava en azından sıcak olsun....
4 Ocak 2012 Çarşamba
ufff ufff
nasıl bir başlık bu yaa
dün kredi kartı ekstrelerimi kontrol ettim. baya hayıflandım. çünkü baya bir açılmışım...
neyse dedim sonra en fazla iki aya gene sıkıntım kalmayacak ama bu iki ay gene kendimi biraz sıkacağım....
olur olur sorun olmaz dedim. sadece biraz planlama ve sıkılık gerekecek....
geçen ay bayram seyran o bu derken olayı baya aşmışım ama önümde iki doğum günü var. insanın hediye aldığı arkadaşları hep ardı ardına aylardamı doğar yaa neyse artık katlanacaz ama bu sefer bütçem dahilinde bir şey almak niyetindeyim olayı patlatmamaktan yanayım yani küçük olsun az olsun öz olsun demek zorundayım...
aslında planım başkaydıda, malum fotoğrafçılık kursuna başlayacağım bir kaç ay daha geç olsaydı doğum günleri onların kendimce çektiğim resimlerini büyültüp armağan edecemtim ama olmayacak neyse bir daha ki seneye artık inşallah....
dün kredi kartı ekstrelerimi kontrol ettim. baya hayıflandım. çünkü baya bir açılmışım...
neyse dedim sonra en fazla iki aya gene sıkıntım kalmayacak ama bu iki ay gene kendimi biraz sıkacağım....
olur olur sorun olmaz dedim. sadece biraz planlama ve sıkılık gerekecek....
geçen ay bayram seyran o bu derken olayı baya aşmışım ama önümde iki doğum günü var. insanın hediye aldığı arkadaşları hep ardı ardına aylardamı doğar yaa neyse artık katlanacaz ama bu sefer bütçem dahilinde bir şey almak niyetindeyim olayı patlatmamaktan yanayım yani küçük olsun az olsun öz olsun demek zorundayım...
aslında planım başkaydıda, malum fotoğrafçılık kursuna başlayacağım bir kaç ay daha geç olsaydı doğum günleri onların kendimce çektiğim resimlerini büyültüp armağan edecemtim ama olmayacak neyse bir daha ki seneye artık inşallah....
2 Ocak 2012 Pazartesi
ilk karar
2012 ile ilgili ilk kararımı verdim ve pazar günü eyleme koydum. hani o çok istediğim fotoğraf makinesini aldım diyordumya onu kardeşim hediye aldı bana, sonrada kafamı yedi madem bu kadar meraklısınız dedi neden dedi bir profesyonel fotoğrafçılık kursuna gitmiyorsunuz, düşündüm...
madem makineyi o aldı bende bu konuda bir şeyler yapabilirim dedim. bu konudaki en büyük sorunum kursların genelde ya hafta arası ya da cumartesi olması idi. çalışan biri olarak hafta arası gitmem mümkün değil. cumarteside 5'e kadar çalışan bir zavallı olarak bana fotoğraf çekmeyi öğrenecem diye 2 yada 3 ay izin vermezlerdi. o yüzden favori günüm pazar oldu.
dün araştıra araştıra sonunda bir yer buldum. pazar günü ders veriyor. üstelik yeride bana uygun tek vesaitte rahatça gidebileceğim bir mekan. ayrıcada kurs ücretleri gayet makul.... eğitimi konusunda sitesinde olan referanslar her ne kadar göz doldursada ancak eğitim alırken bunu anlayacağım sanırım.
fiyat bu kadar cazip oluncada sadece temel fotoğrafçılık eğitimi almam gerekirken ileri fotoğrafçılığıda ilave ettim.
bu pazar kardeşim ile gidip görüşeceğiz fiyat uygun olduğundan bende gelirim dedi. bakalım neler olacak. eğer bir sorunda çıkmaz ise 22 ocakta derslere başlayacağım.
hayatımı farklılaştırmak istedim ve şimdi bunu yapmak için önümde bir fırsat var. umarım beceririm.
madem makineyi o aldı bende bu konuda bir şeyler yapabilirim dedim. bu konudaki en büyük sorunum kursların genelde ya hafta arası ya da cumartesi olması idi. çalışan biri olarak hafta arası gitmem mümkün değil. cumarteside 5'e kadar çalışan bir zavallı olarak bana fotoğraf çekmeyi öğrenecem diye 2 yada 3 ay izin vermezlerdi. o yüzden favori günüm pazar oldu.
dün araştıra araştıra sonunda bir yer buldum. pazar günü ders veriyor. üstelik yeride bana uygun tek vesaitte rahatça gidebileceğim bir mekan. ayrıcada kurs ücretleri gayet makul.... eğitimi konusunda sitesinde olan referanslar her ne kadar göz doldursada ancak eğitim alırken bunu anlayacağım sanırım.
fiyat bu kadar cazip oluncada sadece temel fotoğrafçılık eğitimi almam gerekirken ileri fotoğrafçılığıda ilave ettim.
bu pazar kardeşim ile gidip görüşeceğiz fiyat uygun olduğundan bende gelirim dedi. bakalım neler olacak. eğer bir sorunda çıkmaz ise 22 ocakta derslere başlayacağım.
hayatımı farklılaştırmak istedim ve şimdi bunu yapmak için önümde bir fırsat var. umarım beceririm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)