Pages

13 Mayıs 2012 Pazar

teşekkürler GALATASARAYım
daha önce aziz yıldrıma şampiyonluk bayrağı indirten sen
bu seferde fenerbahçe stadında bizi şampiyon yapıp kupa aldın
helal olsun size...

6 Mayıs 2012 Pazar

evet bu gün ileri fotoğrafçılık kursumuzun ilk dersine başladık.
ama dersten önce ilginç bir kurs grubuyuz var bunu belirteyim hem zengin hem fakirlerden oluşan bir grubuz buda bazı açılardan durumu ilginç yapıyor...
köln'de yaşayan bir hatun var geçenlerdede bahsettim herhalde ilk derse sevgilisi ile geldi garibim ders bitene kadar 4 saatten fazla kızı bekledi. vay be ne erkekler var. harunun manyak güzel bir audisi var.
ilk derse gelen ama sonraki derslere gelmeyen tıp fakültesi öğrencimiz var hatun diğer derslere gelmediydi meğerse yurt dışında ailesi ile gezideymiş prag'a gitmiş.bizim hoca gelecek hafta sonu prag'a gidiyor ona görülecek yerleri tavsiye etti.
ben ve kardeşim orta sınıfız geri kalan bir kaç arkadaşta muallakta....
neyde bugün önce zoom in zoom out'u yaptık lakin tripod olmadan dengeye bozduğum için odak noktası kaymalarına rağmen iyi oldu. afrikalı zenci bir çifti çektik. evlenmek için kiliseye gidiyorlardı fena değildi ama tam olmadı.
sonra pan tekniğini denedik ama o tam bir fiyasko oldu... tripod olmayınca ve zamanlama kötü olunca çıkmıyor, bazen oldu bazen olmadı.
sonra panaroma fotoğrafı denedik. fotoğraflar olduda bu seferde birleşme yerlerini az ayarlamışız panaroma olmadı.
neyse kurs iki gibi bitti bende sonra hemen beyoğluna çıktım. fitaşa gittim. yenilmezlere 15:00 seansına bilet aldım. film manyak güzeldi. acayip espriliydi. iron man tony stark öldürdü beni gülmekten. en bombasıda loki hulk'un karşısına geçip ben tanrıyım bana bir şey yapamazsın demesinin ardından hulk lokiyi ayağından yakalayıp bir sağ bir sola yere vurdu vurdu. en son işi bittiğinde lokiden ah diye bir ses çıktı hulk'ta çılız tanrı dedi ve bütün salon tüm bu sahne boyunca gülmekten yarıldı.
film güzeldi. hem görsel olarak hem hikaye olarak. ayrıca araya serpiştirilen espiriler filme çok yakışmıştı. captan amerika, iron man, hulk, hawk, thor ve karaduldan oluşan ekip gerçekten süperdi.

4 Mayıs 2012 Cuma

temel fotoğrafçılık atölyemiz geçen hafta sonu bitti...
ve bu hafta ileri fotoğrafçılığa başlıyoruz.
bazen düşünüyorum gerçekten yeteneksizmiyim diye başkalarının gördüklerini göremiyor başkalarının çektiklerini beğenirken kendi çektiklerimi sevmiyorum....
hal böyle oluncada soğuyorum ister istemez..
öyle büyük umutlarım yok sadece fotoğraf çekmek eğlenmek istiyorum ha hayat yüzüme gülerse buna da birşey demem hani ama zaman ne getirir bilmem..
pazar günü ikiye kadar kursum var. sonrada yetişebilirsem 3 matinesine sinemaya yetişip yenilmezleri seğredicem tabii bunların hepsini yapabilmem kurstan vaktinde çıkabilmeme bağlı...

29 Nisan 2012 Pazar

gene yoğun bir hafta sonu oldu.
temel fotoğrafçılık kursumuz bugün çekilen sokak fotoğrafları ile sona erdi gelecek hafta ileri fotoğrafçılık kursumuz başlayacak ve bir adımı tamamlamış ikincisine adım atmış olucaz.
bu gün sabah 10:30 da sirkecide simitçide buluştuk yürüyerek sultanahmet'e çıktık sonra orada biraz takılıp sonra cankurtarana indik sokakları, çocukları, evleri hatta trenleri çektik.
hocanın fotoğraf makinesi boşta olduğundan ben bütün gün onla çekim yaptım. bazıları güzel oldu bazıları olmadı.
gelecek hafta derste alıcam fotoğraları bakalım nasıl olmuşlar...
ama gerçekten acayip ekonomik krize girmek üzereyim çaydı yemekti derken bu gün gene 80-100 lira gitti işin içinden nasıl çıkıcaz bakalım daha bir sürü masrafımız daha olacak...

22 Nisan 2012 Pazar

selam
haftanın kısa bir özetini geçelim
pek bir şey olmadı her şey belirli bir şekilde gidiyor hayatımda
bu arada diyete başladım bir haftada iki kilo kadar verdim.
oda nereden çıktı derseniz dizimi sakatladım sanırım taşıdığı ağırlığa artık dayanamadı
veeee en sonunda beni yarı yolda bıraktı şimdi biraz daha iyi umarım en kısa sürede düzelecek
diyete devam edecekmiyim zaman gösterecek ama hiç bir şey yiyememek çok kötü
goldaştan en sonunda yüzüğümü aldım sağolsundan hem enden hem boydan büyütmüşler bir şeye benzemiş
gerçi benzemeseydide iade edecektim zaten neyde
kursun ikinci haftasını geride bıraktık bugün geçen hafta öğrendiklerimizi tekrar ettik sonra yeni konulara geçtik
ışık, pozlama vesaire vesaire gelecek hafta gezi var bütün gün gezip fotoğraf çekicez hadi hayırlısı
şimdilik bu kadar yeni geldim yorgunum dinlenicem
by

15 Nisan 2012 Pazar

ve atölyenin ilk günü sona erdi.
sabah erkenden kalkıp gittik ama bence deydi.
bu gün neler öğrendim.
hareketli bir şeyi çekmek istiyorsan enstantaneyi kullanıyorsun,
sabit bir şeyi çekmek istiyorsan diyaframı en büyük ayrım bu.
enstantaneyi düşürmek iki işe yarıyor
1 sudaki zerrecikleri bile çekebiliyorsun.
2 uzun pozlama yapabiliyorsun ki bu sayede suyu ipek gibi dümdüz çıkarıyorsun ki bu durumda mistik bir hava kazanıyor. diğer taraftan uzun pozlama sayesinde özellikle gece çekimlerinde ışık oyunları yakalayabiliyorsun ya da boya ile sıvama denen bir teknikle ışık ile nesneleri boyuyor ya da fotoğraflara yazı yazıyorsun....
diyaframa gelince
fotoğraf makinesine gelen ışığı düzenleyerek ister tek bir noktayı net çıkartarak arkayı flu hale getiriyorsun yada bütün alanı fotoğraf karesine net olarak sığdırıyorsun
ayrıca makinelerin bazı özelliklerini tanıdık ve poz telafisini öğrendik..
şimdilik bu kadar

12 Nisan 2012 Perşembe

fon da sezen aksu var şu anda ona ait bir şarkıyı dinliyorum.
bu gün ne yazmak istiyorum buna az önce karar verdim.
bu bloğu açtığımdan beri bir çok defa iyi ama en çok kötü anlarımda sıksık yazılarımda geçen bir arkadaşım bloğumu okumaya başladı....
ilk günden karşılaştığı şeyler karşısında pek memnun olduğunu sanmıyorum. küçük tatlı sataşmalar oldu ama olsun bir kısmını onun penceresinden hak etmiş olabilirim.
bu bloğa onunla ilgili bir çok şey yazdım bu güne kadar, bir çoğu ondan sakladığım gerçek düşüncelerimdi çünkü ben ne şekilde karşılık görürsem göreyim insanları kırmaktan korkarım, biliyorum belki bu gece belki yarın bu satırları okuyacak kafasında binlerce düşünce belirecek iyi veya kötü, beni hiç tanımadığını düşünecek, ya da küçümseyecek çünkü sadece kızgınlıklar değil yeri geldiğinde kıskançlıklar ve hayal kırıklıkları hatta dedikodular yazıldı buraya çünkü burası benim sırlarımın olduğu yerdi. beni az da olsa tanıyan ama çoğunun tanımadığı bir beni yazdığım yer.
burada yazılı olanlar dediğim gibi onu üzecek kızdıracak hatta belki bana kırılacak konuşmayacak bile ama kendimi ancak özgürce burada ifade edebildim. yazdıklarımdan pişmanlık duyacaksam yazmamın bir anlamı yoktu. içimi boşaltmaktı amacım ve ben ilk defa bu blogda tamamen dürüst davrandım dedimya acılarımı, anlayamadıklarımı, anlatamadıklarımı, kıskançlıklarımı yazdım.
bu yazıyı okuduktan sonra merakı daha da artacak arkasından daha eski yazıları bulup okuyacak biliyorum. ama okuduklarında sadece benle ilgili değil etrafımızda olan başkaları ile de ilgili gerçekler bulacak nasıl yorumlayacak bilmiyorum. beni anlayacakmı  onuda bilmiyorum.
ya da en kötüsü okuyup neden yazdığımı merak etmek yerine içinde tıpkı benim bu güne kadar biriktirdiğim gibi saklayıp kuracakmı kendini
tercihler, tercihler....
konuşmayı uzun zamandır bıraktım onunla, şimdi hayal kırıklıklarımı nedenlerini konuşmamız için çok zaman bulabilirmiyiz bilmiyorum. en azından tartışmadan, kavga etmeden...

bu yazıyı  okurken bile şu anda eski yazılarımda kendin ve diğerleri ile igili yazdıklarımı merak ediyor ve hatta arıyorsundur ama dediğim gibi kaçmak susmak yerine yüzleşeceksen oku ama bunu yapmayıp başkaları gibi susup yarın öbürgün bana karşı kullanmak için beyninin bir kenarına koyacaksan ya da o veya bu şekilde aramıza sokacaksan vazgeç....
bir zamanlar aynı şirkette ama farklı yerlerde bile böyle bir durum yeterince katlanılmaz olmuştu şimdi 15 m2 lik bir ofiste daha saçma olacaktır.